13 Nisan 2010 Salı

Dikkat! Bu Faydalı Bir Yazıdır :)


Ben yine yoğunum :) İşyerinde ilgilenmem gereken bazı konular var. Onları halletmeye çalışırken, günlük yapmam gereken işlere ayırdıgım süre azalmış oluyor ve onları da yetiştirmeye çalışırken hoooop akşam oluyor. Sonra yine aynı şeyler işte, eve gel, sofra hazırla, ortalığı toparla, çamaşır-ütü varsa hallet ve yat zıbar :) O yüzden blog yine öksüz ve yetim kalıyor. Kusura bakmnayın.
Geçenlerde bahsettiğim seslendirme ve dublaj eğitimim başladı. Güzel geçiyor diyebilirim. Yani aslında dürüst olmak gerekirse, biraz sıkıcı geçiyor. Ama ilk etapta böyle olması normal tabi. Şuan hocalarımızın seslerimiz tanıma aşamasındayız diyebilirim. O yüzden bize verilen metinleri okuyoruz teker teker. Sacit Hoca da hatalarımızı falan düzeltiyor. Onun gibi okumamız zaten hiç mümkün değil :) Adamda bir ses var ki maşallah diyorum :) Kendisini hiç dinlememiş olanlar ve merak edenler için sitesini ziyaret edip özellikle de Mona Rosa isimli şiirini dinlemenizi tavsiye ediyorum. Şiir zaten harikulade. En güzel Türkçe aşk şiiri deniyor bu şiir için. Sezai Karakoç yazmış. Ve Sacit Onan da o eşsiz sesiyle okuyup bizleri mest etmiş :)
İşte şimdilik böyle okumalar yapıyoruz ama birkça hafta sonra stüdyo ortamına geçeceğiz. Film yada müzik üstüne seslendirme ve dublaj çalışmaları olacakmış. Zevkli geçeceğini tahmin ediyorum.
Diksiyon yada güzel ve doğru konuşma dersi hocamız da Sırrı Er. İsmini duydunuz mu bilmem ama onun seslendirdiği en az bir adet belgesel yada tanıtımı dinlemeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. Ben de bugün onunla ilk dersimize girince anladım yıllardır merak ettiğim sesin kime ait oldugunu :) Gerçi bir ara uyuklamışım derste ama bu dersin de ilerleyen zamanlarda gğzel geçeceğini ve çok verimli olacağını düşünüyorum.
Son olarak bugünkü derste öğrendiğim birkaç şeyi sizlere de yazarak uyumaya gitmek istiyorum :) Belki biliyorsunuzdur ama ben birkaçını yeni öğrendim.
-İlkel bir baskı makinesini ilk kullanan Türk topluluğu Uygurlarmış.
-Türkçe'de -sel -sal eki yokmuş. Yani görSEL medya, işitSEL medya, ruhSAL çöküntü vs denmezmiş. Onların doğrusu (ve güzeli) görüntülü medya, sesli medya, ruhii çöküntü imiş. Hatta bununla ilgili olarak, Falih Rıfkı ATAY şöyle söylemiş: "Türkçeyi SALa bindirdik, SELe kaptırdık."
-Yaygın yanlışlara galat denirmiş.
-"Bazen" değil, "bazan"mış doğrusu. "Bazen", "bazan"ın galatlaşmış haliymiş.
-Hiibe değil, hibe imiş. Yani oradaki i harfi uzatılmadan okunuyormuş. (Hibe: bağış)
-Liisan değil lisan iniş. Yani oradaki i harfi de uzatılmazmış.
-Yaarın değil, yarın imiş. Yani oradaki a harfinin de uzatılmaması gerekirmiş.
-Şok olmak diye bir deyim yokmuş. Şok kelimesi başlıbaşına yanlışmış zaten ama illa da kullanmak istiyorsak "şok oldum" değil de "şoka uğradım" diyebilirmişiz mesela.
-Altını çizmek deyimi de yanlış bir kullanımmış. Onun yerine; belirtmek, vurgulamak, üzerinde durmak kelimeleri kullanılmalıymış.
Hocanın konuşmalarını dinledikçe Türkçemizin aslında ne kadar güzel oldunu ve bizlerin dilimizi mahvetmek için neler neler yapıyor oldugumuzu açıkça görebiliyoruz. Derslerden notlar düşmeye devam edicem inşallah burada. Belki sizlere de faydası olur.
Bu arada, ben hala bekliyorum. Oylarınızı :P

11 yorum:

ümmühan dedi ki...

Hadi bakalım hakkında hayırlısı olur inş., bizimle de paylaş öğrendiklerini Türkçe'yi katledilmekten kurtaralım hep birlikte :)

nalan dedi ki...

bir ara bizim ofiste de vardı diksiyon eğitimi. ben pek zevk almıştım. kısa sürdü ama hevesi geçti patronun :)

kirazzade dedi ki...

Ümmüşüm, herbişeye pek merak sardım ben bu ara, hayır olsun sonum :D
Nalan Hanım, aslında bizimki tam diksiyon sayılmaz. Seslendirme ve dublaj eğitimi alıyoruz ve bunun için sesi doğru kullanma kısmını öğreneceğiz diksiyon dersinde.

Syhn dedi ki...

çok güzel bir şey bu yaptığın söylemeden edemiyeceğim çokta havalı :)
diksiyon kursuna gitmiştim bende
ama seslendirme ve dublaj eğitimi?
bu neden benim kalıma gelmedi :)

nohut oda dedi ki...

cok sevındım başlamana..gercekten faideli bilgilermiş:)
bazan da bana tuhaf geldı ama denerım duzeltmeyı...

http://hayatiminrenkleri.blogspot.com/ dedi ki...

başladın demek kursa, hadi bakalım hayırlısı :))

kirazzade dedi ki...

Seyhan, evet havalı :P Güzel planlarım var kendim için :) Bir eğitim daha var almak istdiğim ama 2 yıl gerektiriyo, kararsızım. Ona da değineceğim bir ara.

kirazzade dedi ki...

Nohut Oda, evet garip geliyor insana. Diğeri de kullanılabilirmiş ama doğrusu buymuş. Daha neler var neler...

kirazzade dedi ki...

hayatımın renkleri, teşekkür ederim. Sıkılıp bırakmam inşallah :D

teyzoş dedi ki...

Canım tebrik ederim.Başarılı bir şekilde tamamalamanı diliyorum.Diksiyon dersine katılmıştım.Çok zevkli.akra fm deki Şen haneler programındaki Selma gözükara hanım İzmite gelerek vermişti.O da çok kaliteli bir sunucu.Akra fm'i takip etmeni tavsiye ederim.Birde Serpil Özcan var.Trt kalitesinde bir sunumu var.Hatta sana belki yardımcı bile olurlar.Çok mütevazi insanlardır.A belki de bi gün sende Akra da sunucu olursun.Niye olmasın canım.Hadi bakalım görelim seni...

kirazzade dedi ki...

Teşekkür ederim teyzoş :) Ben program sunmaktan ziyade, tanıtım-reklam ve çizgi film seslendirmesi düşünüyorum. Gerçi sadece benim düşünmemle olmaz bu işler :D Hayırlısı bakalım. Hele bi bitsin de eğitim.