21 Mart 2010 Pazar

Karar Veremiyorum :(


Sabah Kadıköy'den vapura binip Eminönün'de iniyorum işte. Hayatımda yazacak yada fotoğrafını çekecek başka hiçbirşey ve hiçbir yer yok bu aralar. İşten dolayı gezemiyor, diyetten dolayı da yeni mamalar deneyemiyorum. Belki yakında değişir bu durum. İşten ayrılmayı düşünüyorum. Pişman olup olmayacağımı bilmiyorum. Bütün gün evde durmanın beni sıkacağına eminim. Gerçi çeşitli kurslara ve faaliyetlere katılırım. Ama tek maaşa düşünce harcamaları kısıtlamak da gerekecek. Part time bir iş bulurum belki o zaman. Yada evden yürütebilecğeim bir iş. Rızık Allah'tan. Bunu hatırladıkça çok da endişe duymuyorum aslında. Bakalım ve görelim.


Daha önce de bahsetmiştim, işimden çok memnunum yoğunluğunu saymazsak. Geçen gün Aker'e uğramıştım. Bayan bir müdürü var. 46 yaşında evli ve çocuğu olan biri. Muhabbet ederken konu konuyu açtı ve işi bırakmak istediğimi falan söyledim. Sakın öyle birşey yapma dedi bana. Kendi hayatından falan bahsetti. O da vaktiyle çok zorlanmış. Benim patronlarım da iş ortamım da, bir bayanın iş hayatında sahip olabileceği belki de en mükemmel özelliklere sahip. Evet belki birgün başka işler de bulabilirim ama öyle bir ortamı bulabileceğimi hiç sanmıyorum.


Ama, bünyemden de kaynaklanıyor oldugunu düşündüğüm inanılmaz bir yorgunluk çöküyor üzerime gün boyu. Böyle olunca akşam eve geldiğimde parmağımı bile oynatasım gelmiyor. Aylardan beri ilk kez bugün camları sildim. O da yarım yamalak. Çünkü tek bir tatil günümü işe ayırasım gelmiyor. Annem sağolsun, üç beş ayda bir geldiklerinde siliyordu camlarımı, itiraz etsem bile. Bunu ayıplayanlar da oldu gerçi ama o konuya hiç girmeyeyim! Kimse, karşısındaki insnaın hayat şartlarına sahip olup onun yaşadıkalrını yaşamadan o kişiyi eleştirme hakkına sahip değil bence.

Velhasıl, bir yanım işi bırakmamı ve rahatıma bakmamı söylüyor, bir yanım ise sen asıl evde durunca kafayı yersin rahat edemezsin diyor. Ama çalışmanın sonu da yok ki. Nereye kadar çalışırım? Yaş oldu 28. Çocuk da lazım. Olunca illa ki çıkmam gerek, bakacak kimsem olmadıgı için. Daha ne kadar erteleyebilirim ki çocuk meselesini de? İşi bırakmak ve işe devam etmek konusunda artıları eksileri yanyana koydugumda ikisi de eşit oluyor sanki.

Eşim de kararı bana bırakıyor. Gerçi bu ara o da artık farkediyor ne kadar yoruldugumu ve "çık artık istersen" diyor. Stresten dolayı vücudumda yaralar çıktıgını söylemiştim ya, onlar giderek çoğalıyorlar. Ama çalışmayı da çok seviyorum :) Ah bu kararsızlık. Olasılıksız'daki David Cane ile tanışıp hangi yolu seçersem neler olabileceğini sorabilseydim keşki :Pp
İşte böyleyim ben bu aralar. Şu yukarıdaki martının keyfi ve rahatına sahip olmak istiyorum :) Canım isteyince şöööyle yukarıda bir yere konup koşuşturan insanları ve şehrin güzelliklerini seyretmek, acıkınca üç beş balık yakaladıktan yada vapurdaki insanlara şirinlik yaparak simit kaptıktan sonra yorulana kadar uçup yine en başa dönerek yüksek bir yerde dinlenmek tek dertleri :)
Oooooo yatma saatim gelmiş :) Ben gideyim, makinedeki çamaşırları asıp yatayım, siz takılın buralarda :) Hoş kalın...

8 yorum:

sümeyye dedi ki...

biliyosun bende cok bocalıyorum..kı tas atıp kolum yorulmuyor.. devlete de gectım ctesım de bos..ama ınsanoglu hala söylenıyorum..meslegımı sevmıyorum..degılse ıs ortamımda kı ınsanlar cok ıyıler (masallah)
bende gıt yasadım durdum.. kı gecenlerde ıyıce tak ettı..
evde de bı yere kadar sıkılmam emınım ev ınsanıyım..ama süreklilik olunca göze alamıyorum..degılse calısan ınsanın aksamları ev hanımı ahfta sonları ıs tamalayıcı olması zor..kı daha da ben cok evhamlı degılım ıs konusunda.. canım ıstemezse :P
ama kesınlıkle konus derım..belkı ıs yerın sana tolerans gosterır bazı konularda.. maasını azaltsın mesela ama mesaınden kırpsın.. dene bence.. konusmadan karar verme.. hele kı ıs konusunda bıraz sabır..ama yaralar vs bılemıyorum ısın bu kısmını bu denlı zorlamak ta dogru degıl..
ben mesela sey koydum kendı kendıme.. dogum ıznımı ucretsızle uzatma.. (tabı hersey nasıp ufukta bebek planı olsa da hersey nasıp kısmet hayırlısını versın allah hepımıze) bu surede ne ıstedıgımı ıyıce dusunme.. degılse y arın sabah kalkıp ıse gıtme heyecanım yok :) ama hayırlısı :)
cok tutarsın ve karmasık bır yazı oldu farkındayım

kirazzade dedi ki...

Mesaim kırpılırsa benim içim rahat etmez. İş yığılır. Ben yokkken benim herhengi bir işimi yapmak zorunda kalırlarsa da istemem. Kendi işimi kendim yapmalıyım. Neyse.. Gün ola harman ola...

Kahve Keyfi... dedi ki...

Hakkınızda hayırlısı ne ise o olsun...Bu arada şanslı olduğunuzu söylemem lazım.Her gün vapurla işe gidip gelmek çok keyifli olsa gerek.Bu güzellikleri görüyorsunuz dünyanın en güzel şehrinde.Bense her gün otobandan Gebze'ye gidiyorum çirkin görüntüler içinde :(

IŞIL dedi ki...

dahe ne olsun fotograflayacak.mıs gıbı bogaz var ıste...

kirazzade dedi ki...

Ama hep boğaz hep boğaz olmaz ki Işıl :) İstanbul'un keşfedilecek daha bir sürü güzelliği var :)
Kahve Keyfi, Gebze de güzeldir diyecem ama kanmayacaksınız:)

ab-ı hayat dedi ki...

Rabbim hakkınızda hayırlısını versin,en doğru kararı kendiniz verebilirsiniz...

Fotoğraflar harika,İstanbul'u ne çok özlediğimi farkettim yeniden:::)))


sevgiler...

Gümüş Tepsi dedi ki...

zor bir karar.Allah yardımcınız olsun

kirazzade dedi ki...

ab-ı hayat, evet İstanbul uzaktayken özleniyor ama içindeyken de deli ediyor insanı :)
Gümüş tepsi, haklısın. Zor karar. O yüzden hala işimdeyim :)