13 Mart 2010 Cumartesi

Diyet Listem, Mimar Sinan, Mihrimah Sultan ve Aşk...


Burası neresi ?
Hatırlar mısınız bilmem ama ben diyet yapıyorum :D Ocak başında başladım. Sonra bir ay falan yapmadım :P Çarşamba yine kontrolüm vardı. Yılbaşından bu yana 6 kg vermişim işte. Yaza kadar devam edip, yazın tatilde bozmayı düşünüyorum :D Aman diyetisyenim duymasın :P Zaten onu çıldırtmak için gittiğimizi düşünüyor :P Eşimle benim gittiğimiz seanslarda, kızcağız diyetisyen olduguna pişman oluyordur sanırım :P
Diyetisyenim Mihrimah Sultan Tıp Merkezinde. Yukarıdaki fotoğraf da oraya ait. Adını almış oldugu Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultanın tek kızıdır. Topkapı Sarayı'nda doğmuştur ve çok iyi bir eğitim almıştır. 17 yaşında Rüstem Paşa ile evlendirilmiştir. Rüstem Paşa bu evlilikten sonra sadrazam olmuştur. Mihrimah Sultan'ın da devlet işlerinde gerek babası döneminde gerek kardeşi III.Selim döneminde ve gerekse yeğeni III.Murat döneminde devlet işlerinde çok sözü geçmiştir.
Mimar Sinan'ın da Mihrimah Sultan'ı çok sevdiği ve istediği, fakat evli olmasından dolayı Kanuni'nin kızını ona değil de Rüstem Paşa'ya verdiği söylenir. Fakat Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a olan aşkı hiç bitmez. Üsküdar'daki bu cami ve külliye Mihrimah Sultan'ın isteğiyle yapıldığı halde Edirnekapıya da hiç emir almadan kendi isteği ile bir Mihrimah Sultan Camii daha yapar Mimar Sinan, prensese olan aşkının bir nişanesi olarak.
Ve " Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder, bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı. ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi) cami içindeki pandatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan'ın o çok güzel ayak topuklarını döven ,upuzun saçları tasvir edilmiştir.,ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami.
Ama Sinan aşk‘ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki, bu sırra şaşırmamak, o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta'nın aşk'ının vesikasıdır sanki, iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. Edirnekapı’daki ve Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Camiileri’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı, o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur: Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken, Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! “Bu nasıl bir hesaplama, bu nasıl bir estetik anlayışıdır!” dediğinizi duyar gibiyim... Mimarbaşı, Mihrimah Sultan’a platonik bir yakınlık duymasaydı; acaba bu harika uyumu yaratabilir miydi? Sahi biz Mihr ü mâh, Farsça güneş ve ay anlamına geldiğini söylemiştik değil mi?! "
(Tırnak içindeki yazı bu siteden alınmıştır)


Gelelim diyet listeme :) Ama önce, diyet listelerinin kişinin vücut yapısına, kilo-boy gibi değerlere, yaşam tarzına, yatış kalkış saatine özel oldugunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Benimki şöyle:
Sabah saat 09:00'da Açık çay, 2 kibrit kutusu beyaz peynir, 4-5 zeytin, 2 ince dilim ekmek, yağsız çiğ sebzeler (salatalık,domates vs)
Saat 11:00'de 4-5 bisküvi
Öğlen 13:00'te 1 kase çorba, 1 su bardağı yoğurt, 1 ince dilim ekmek, bolca salata (yağsız).
Öğlen 13:00'te alternatif bir menüm daha var: 1 sandviç(yada tost) ve yanında 1 kutu ayran.
Saat 15:00'de 1 porsiyon meyva.
Saat 17:00'de 2 galeta yada 8 bisküvi.
Saat 20:00'de 6-8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 su br. yoğurt (kaymaksız), bolca salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek.
Böyle işte... Şimdi 15 gün bu listeyi uygulayıp tekrar kontrole gidiyorum.

Bu da tıp merkezinin giriş kapısının tokmağı.
Herkese iyi haftasonları diliyorum.

11 yorum:

Ghanima dedi ki...

çok güzel bir yazıydı..hayallere daldım resmen..

kirazzade dedi ki...

Ben de Mimar Sinan'ın bu hikayesini okuyunca tüylerim diken diken olmuştu... Gerçek midir bilinmez tabi...

sümeyye dedi ki...

orda bulunan oncekı dıyetısyen gecen yıl yurt dısına gıttıgı ıcın bırakmıstı yanlıs mı hatırlıyorum :)
eger geen yıl kayserıde ıs bulamasaydım oraya gelecektım :)

kirazzade dedi ki...

Evet doğru :) o benim diyetisyeimdi hatta. Ama geçen yıl değil ondan önceki yıl idi. Evlenmişti ve eşinden dolayı yurtdışına gitmişti. Ocak ayında dönmüş olması gerekiyordu ama şuan nerededir bilmiyorum :)

ümmühan dedi ki...

sümeyye yat kalk kayseri de iş bulduğuna dua et, yoksa böyle bi hastan olacaktı işte :D

Kahve Keyfi... dedi ki...

Yazınızı, anlatımınızı çok beğendim.Diyet ve verdiğiniz kilolar için de tebrik ediyorum sizi...Hoşçakalın

bir güzel çift dedi ki...

Harika bir yazıydı.Üsküdar da o güzel camide namaz kıldığım günleri özledim.ne çok severdim bahçesini...

kirazzade dedi ki...

Alacağın olsun Ümmühan :Pp
Kahve keyfi, teşekkür ederim, her zaman beklerim :)
Bir güzel çift, evet buraların tadı bir başka...

sümeyye dedi ki...

sana bır ödülüm var..

elmalı kurabiye dedi ki...

Üsküdarlı olmama,zırt pırt Mihriman Sultan tıp merkezinde olmama rağman bu hikayeyi bilmiyordum..güzel miş...

kirazzade dedi ki...

Ben de bu postu yazdıgım sıralarda öğrenmiştim :) Taaa bu yazıyı nerden buldunuz :)