8 Nisan 2010 Perşembe

Ben Hergün Bu Güzellikleri Görüyorum- 3


Eh artık söylememe gerek yok dimi Eminönü'nde çalıştığımı :) Hergün vapura biniyor, Eminönünde inip Mısır Çarşısı civarından işime doğru gidiyorum. Vaktim olsa fotoğrafçılık konusunu epeyce geliştirebilecek kadar konu çıkıyor karşıma tabi :) Turistlerin şaşkınlıkları, esnafın mal satış çabaları, çocuklari kediler, güvercinler, seyyar satıcılar, camiler, türbeler....
Yukarıdaki kolajın sol üst tarafındaki fotoğraf cumartesi günleri Mısır Çarşısı keşmekeşini gösteriyor. Normalde 5-6 dakika sürecek yolu, yani işyerimden meydana kadar giden yolu, 15 dakikada anca geçebiliyorum! Hele bir de Mısır Çarşısına girmişsem, abbbooooww :) İnsan kaynıyor ortalık. Esnaf memnun ama ben ve arkadaşlarım uyuz oluyoruz. Kadın milletinin bazı mensupları haftaiçi altın günü, pasta börek günü gezme telaşına düştüğü için anca cumartesi gelebilior bu taraflara. Ve gereksiz kalabalığa sebep oluyor çok zaman. Birşey alacakları da yok. Öyle boş boş geziniyorlar. Hepsine çelme takıp düşüresim sonra da üzerinden geçesim geliyor :) Cani yönümü ortaya çıkarıyorlar yahu :) Aaaa! Haftaiçi gelin gezin işte ayol. İki lokma az yiyiverin de lömbürdeyen yerleriniz azalsın. (Kelin ilacı olsa başına sürer, o da ayrı bir konu :) )
Sultan I. İbrahim'in eşi Turhan Sultan tarafından mimar Kazım Ağa'ya yaptırılmış olan Mısır Çarşısı büyülü bir yer gibi. Rengarenk ve hoş kokulu. Hafif loş.. Çoğunlukla baharatçılar var içinde. Ama güzel görünümlü fahiş fiyatlı kilimler, yastıklar da var. Kahve kokusunu yani Çarşının hemen çıkışındaki Kuru Kahveci Mehmet Efendi'yi unutmamak lazım :) Gerçi bilmeyeniniz yoktur dimi Mısır Çarşısını :) E geçelim o zaman :)

Bakın işte ben böyle bir vakitte gidiyorum işe vapurumla :) Güneş çok güzel görünüyor dimi? Ah biraz daha iyi olsam da size daha güzel fotoğraflar çekebilsem ama benim adım Hıdır elimden gelen budur, kusura bakmayın yani :) Ve İstanbul'da lale zamanı :) Heryer rengarenk lalelerle doldu. İnsan bakmaya doyamıyor. Benim de bir iki kez lala yetiştirme çabam oldu ama diğer bütün çiçeklerim gibi onları da öldürdüm maalesef :( Çiçek yetiştirme konusunda hakikaten çok başarısızım ben :( Halbuki o kadar özeniyorum ki, evinde/balkonunda/bahçesinde çeşit çeşit renk renk çiçekleri olanlara. Aslında benim terasım da çok müsait. İşten ayrılırsam minicik bir bahçe haline getirmeyi düşünüyorum. Biber, domates, salatalık falan eksem, güllerle doldursam kenarları. Sonra ölseler yine :D Heheh :) Bu konuda önerilerinize her daim açığım.

He bir de Eminönü'nün böyle mısırcıları, kestanecileri, güvercin yemcileri :) ve o güvercinlerin peşinde koşuşturan çocukları meşhurdur efem :) Ben bu yemleri ve güvercinleri çekmeye çalışırken, bu tezgahın sahibi olan yaşlı teyze kızdı bana :D "Git öte yanda çek kızım, beni çekme!" dedi. Her ne kadar, onu çekmediğimi anlatmaya çalışsam da tedirgin oldu. Ekmek parası peşinde koşarken, birşeylerin ters gidip onu etkilemesinden mi korktu bilinmez... Farklı pozlar düşünmüştüm ama teyze beni kovunca olmadı tabi :) Bu da bu seferki bahanem olsun :P
İşler beni bekliyor, siz de bekleyin e mi? Beni bırakmayın :) Ben sessiz sedasız da olsa sizleri takip etmeye devam ediyorum. Ben ediyorum diye sizin beni takip etmeniz gerekmiyor tabi :) Seviyorsanız takip edin, sevmiyorsanız çekin gidin kaardeşiim :Pp
Haydi görüşmek üzere...

11 yorum:

nohut oda dedi ki...

sümeyye ne oldu kurs gıdıyormusun?

nohut oda dedi ki...

teyzesiz daha güzel olmuş fotolar:)
bende giceceğim cumartesi bekle benı eminönü.)

kirazzade dedi ki...

Yok,ben zaten teyzeyi değil sattığı yemleri güvercin görüntüleriyle beraber çekmeye çalışıyordum :) Cumartesi buralarda olacaksan bir çayımı içmeye beklerim :)
Kursa başladım :)

nalan dedi ki...

güzel fotolar, beni kıskandırmaya yetti en azından devam :)
ben de bir sardunya bile yetiştiremezken şimdilerde pembe domates çimlendiriyorum evde. sağda solda bahçesi olanların yerlerine el koydum. bu akşam da geç olsa dahi biber çimlendirmeye başlıyorum. gel sen bir düşün bunu :)
kapalıçarşıya gelince, sadece mısır çarşısının o girişi bile cezbedici. hafta içi bir gün hasta olup! doya doya tavaf etmek lazım oraları.

kirazzade dedi ki...

Nalan Hanım, teşekkür ederim düşünceleriniz için. Mısır çarşısından çıkarken çiçekçiler falan var. Onları gördükçe iyice hevesleniyorum bu yetiştirme işine. Nasip bakalım...

Suya atılan nakışlar dedi ki...

merhaba kirazzade
bende çok severim eminönünü ve mısır çarşısını çok hoş fotoğraflar karelemeşsiniz sevgiler...

Suya atılan nakışlar dedi ki...

bu arada ebru ile ilgili fiyat sormuşsunuz mail adresimden ulaşabilirseniz daha teferruatlı görüşebiliriz.

halidedursun@gmail.com

ümmühan dedi ki...

Hadi bakalım bence bu terasta bişeyler yetiştirme işi çok güzel, yetiştirdiklerinle her gün düzenli olarak ilgilenirsen onlar da sevildiğini anlar sana karşılık verir kendi dillerince :)
Artık nasip olur da size gelirsek bi gün :) şööyle yemyeşil bi terasta Mehmet Efendiden taazecik bi kahve içeriz :)

kirazzade dedi ki...

Kahvaltıya gelirsiniz, salatalık biber ve domatesleri terasımdan yersiniz inşallah :p
Kahveyi de sen yaparsın.

*Degisik Tatlar* dedi ki...

canım bizimde marputcularda dükkanımız var arada gelirim einönüne ne güzeldir oralar bilirim :)

kirazzade dedi ki...

Değişik Tatlar, aslında birgün iyice gezmek istiyorum Eminönü ve civarını. Ama anca işten çıakrsam olur. Gerçekten güzel sokaklar ve dükkanlar var.