4 Nisan 2010 Pazar

Bazen...


... kendimi şu halat bağlama demirinin üstündeki martı gibi hissediyorum. Etrafım kalabalık ama ben yalnızım. Herkes orada ama ben farklı bir yerdeyim. Çok yakında diğerleri, ama yine de bir başımayım. Seslensem duyacaklar, hareket etsem görecekler. Ama ya bende istek yok bunları yapmak için, yada pes etmişim görmezden gelmeleri sonucu...

Sonra da böyle anlamaz bi şekilde bakıyorlar yüzüme bön bön. Ne derdin var ki senin dercesine. İçimin yaraları dert sayılmaz mı? Kimseye söyleyemeyeceğim ama içimden avaz avaz haykırdığım dertlerim olamaz mı? Hep gülmek zorunda kalışım mıdır sıkıntılarımın boş sıkıntılar oldugunu düşünmelerine sebep? Beynim yorgun, yüreğim yaşlı. Birgün fena halde patlayacağımı düşünüyorum. Ama geri dönüşü olmayacak sanki...

Aslında en iyisi, bu kedicik gibi kıvrılıp uyumak. Bir köşeye çekilip. Görme, duyma, konuşma! Ah yine bırakmazlar ki. Sen duymazsın, görmezsin ve konuşmazsın, bu sefer de buna mana bulurlar. Yada konuşuyormuşsun gibi arkadan konuşur iş çevirirler. Bilmezsin kim ne yapmış ne demiş. Bilmek de istemezsin zaten. Ama rahat bırakmazlar... Dürte dürte uyandırırlar, mecburi uykundan.

Sonra, Cumartesi günü elimi fena halde tırmalayıp kanatan şu yukarıdaki kedi gibi, tırmalayasım gelir beni dürtenleri. Ama ona da gücüm yetmez. Yetse bile bilirim ki yine ben suçlu olurum tırmaladıgım için. Canımın yanmış olması umrunda olmaz kimsenin.

Yani uyumak da çözüm değil. Kuş olup uçmak ve çekip gitmek gerek. Nereye olursa... İçi kara insanlar bulamasın beni diye... Yüreğim daha fazla yorulup yaşlanmasın diye. Hayatın tadını çıkarabileyim diye.

Ama gidemem... "Üzemem" dediklerim üzülmesin diye...

9 yorum:

Kahve Keyfi... dedi ki...

Temelli olmasa da arada 1-2 gün kendisi için kaçmalı insan.''Üzemem'' dedikleriniz de sizi iyi gördükçe üzülmez daha çok sevinirler inanın.Sevgiler

kirazzade dedi ki...

Üzemem dediklerim de ikiye ayrılıyor aslında. Bir kısmı üzgünlüğümün zaten farkında değil, diğer kısım ise üzgünlüğümü umursamadığı halde üzmek istemediklerim. Geçecek...

sümeyye dedi ki...

oluyor arada bır boyle.. ama sen demıstın bı kere de bazen nefret eder bazen delı gıbı severım... ıkısı de sureklı olamaz zaten..
Ama iyi şeyleri görebilme gücü versın Allah hep :)

sümeyye dedi ki...

oluyor arada bır boyle.. ama sen demıstın bı kere de bazen nefret eder bazen delı gıbı severım... ıkısı de sureklı olamaz zaten..
Ama iyi şeyleri görebilme gücü versın Allah hep :)

Kahve Keyfi... dedi ki...

Geçer tabii.Zaman her şeye iyi gelir inanın...

kirazzade dedi ki...

Evet, nihayetinde insanız ve oluyor böyle gel-gitlerimiz. Olmasa anormal olurdu. Yarın vapura binip de mis gibi deniz havası soludugumda geçecek inş. Sonra işe gidince de iş güçle uğraşmaktan aklıma bile gelmeyecek sorunlar.

ümmühan dedi ki...

Allah dermansız dert, sonu gelmeyecek keder vermesin, böyle zamanlarda kendinden daha kötülerini düşünmek insana sabır verir diye düşünüyorum, bilmem yanlış mı?...

kirazzade dedi ki...

Haklısın Ümmüşüm, insanın tek tesellisi de o oluyor zaten bazen...

HGA dedi ki...

Sanırım bayanlarda her ay oluyor böyle bir sendrom kendimden biliyorum zira zoruz boşver canım hiç birşey ve hiç kimse senden ve mutluluğundan değerli değil salla gitsin:))